breast cancer

Meme kanseri, milyonlarca kadını ve nadir durumlarda erkekleri etkileyen dünya çapında en yaygın kanserlerden biridir. Erken teşhis ve tıbbi tedavilerdeki ilerlemeler, sağ kalım oranlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir. Bu makale, meme kanserini ayrıntılı olarak inceleyerek nedenlerini, semptomlarını, risk faktörlerini, önleme stratejilerini ve tedavi seçeneklerini ele almaktadır.

Meme Kanseri Nedir

Meme kanseri, meme hücrelerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Memedeki anormal hücreler kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünde, yumru veya kitle oluşturduğunda ortaya çıkar. Hastalık, kanallar (duktal karsinom) ve lobüller (lobüler karsinom) dahil olmak üzere memenin farklı bölgelerinde gelişebilir. Tedavi edilmezse, lenf düğümleri, kemikler, karaciğer ve akciğerler gibi vücudun diğer bölgelerine yayılabilir.

meme kanseri

Meme Kanseri Türleri Nelerdir?

Meme kanseri, biyopsi ile alınan doku örneklerinin patolojik incelemesi sonucunda iki ana gruba ayrılır: Noninvaziv (in situ), yani yayılma göstermeyen ve invaziv, yani çevre dokulara yayılma özelliği taşıyan kanser türleri. Bu sınıflandırma, hastalığın ilerleyişi ve tedavi sürecini belirlemek açısından büyük önem taşır.

İnvaziv (Yayılım Gösteren) Meme Kanseri

Bu türde, kanser hücreleri başlangıç noktalarından çıkarak meme dokusuna ve çevre organlara yayılabilir. Meme kanserlerinin büyük çoğunluğu invaziv tiptedir.

İnvaziv Duktal Karsinom (IDC): En sık rastlanan meme kanseri türüdür. Süt kanallarında başlayıp meme dokusuna ve zamanla diğer organlara yayılabilir.

İnvaziv Lobüler Karsinom (ILC): Meme lobüllerinde başlayan ve çevre dokulara yayılan bir kanser türüdür. IDC’ye kıyasla daha az yaygın olmakla birlikte, metastaz riski taşır.

İnflamatuar Meme Kanseri (IBC): Nadir fakat agresif bir kanser türüdür. Meme derisine yayılır ve kızarıklık, şişlik, portakal kabuğu görünümü gibi belirtilerle kendini gösterir. Hastalık ileri evrede cilt yüzeyine de yayılabilir.

Paget Hastalığı: Meme başında başlayan ve zamanla çevre dokulara ilerleyen bir kanser türüdür. Meme ucunda kaşıntı, soyulma, kızarıklık ve akıntı gibi belirtilerle kendini gösterebilir.

Triple Negatif Meme Kanseri: Östrojen, progesteron ve HER2 reseptörleri bulunmayan bir türdür. Daha agresif seyreder ve tedavi seçenekleri sınırlıdır. Genellikle kemoterapi ile tedavi edilir.

Noninvaziv (Yayılma Göstermeyen) Meme Kanseri

Noninvaziv meme kanseri, kanserli hücrelerin çevre dokulara yayılmadığı ancak tedavi edilmezse invaziv hale gelebileceği bir türdür. Erken teşhis ile kontrol altına alınması mümkündür.

Duktal Karsinoma in Situ (DCIS): Süt kanallarında yer alan ve çevre dokuya yayılmamış kanser hücrelerinden oluşur. Mamografi ile tespit edilebilir ve erken müdahale ile ilerlemesi önlenebilir.

Lobüler Karsinoma in Situ (LCIS): Meme lobüllerinde oluşan ve kanser hücrelerine dönüşme riski taşıyan bir lezyondur. Metastaz yapmaz ancak düzenli takip gerektirir.

Meme Kanseri Evreleri Nelerdir?

Meme kanseri, kişinin yaşı, tümörün konumu, boyutu ve lenf düğümlerine yayılıp yayılmamasına bağlı olarak farklı evrelere ayrılır. Kanserin metastaz yapıp yapmadığı, yani vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığı da evreye göre değişir.

Erken teşhis edilen vakalarda kanser hücreleri yalnızca süt kanallarında sınırlı kalabilir ve invaziv bir müdahale gerektirmeyebilir. Ancak ilerleyen evrelerde tümör büyüyerek çevre dokulara yayılabilir. Meme kanseri, ilerleme durumuna göre beş farklı evrede incelenir:

Evre 0 (Duktal Karsinoma İn Situ – DCIS)
Meme kanserinin en erken aşamasıdır. Kanser hücreleri süt kanalları içinde sınırlıdır ve çevre dokulara yayılmamıştır.

Evre I
Tümör 2 cm’den küçüktür ve henüz lenf düğümlerine yayılmamıştır. Bu evrede kanser genellikle erken teşhis edildiği için tedavi şansı yüksektir.

Evre II
Tümör 2 ile 5 cm arasında değişebilir. Lenf düğümlerine yayılmış ya da henüz yayılmamış olabilir.

Evre III
Kanser, çevredeki lenf düğümlerine daha fazla yayılmıştır. Bu evrede tümör genellikle daha büyük olup meme dokusunun dışına çıkma riski taşır.

Evre IV (Metastatik Meme Kanseri)
Kanser, kemik, karaciğer, akciğer, beyin gibi uzak organlara veya lenf düğümlerine metastaz yapmıştır. Bu, hastalığın en ileri aşamasıdır ve tedavi, hastalığı kontrol altında tutmaya yöneliktir.

Erken teşhis, meme kanserinde hayati önem taşır! Özellikle Evre 0 ve Evre I’de tespit edilen vakalar, tedaviye daha hızlı yanıt verir. Bu nedenle düzenli kontroller ve taramalar ihmal edilmemelidir.

Meme Kanserinin Belirtileri

Meme kanserinin belirtileri, türüne ve evresine göre değişir. Bazı yaygın uyarı işaretleri şunlardır:

  • Göğüste veya koltuk altında bir yumru veya kalınlaşma.
  • Göğsün boyutunda, şeklinde veya görünümünde değişiklikler.
  • Meme ucundan akıntı, özellikle kan içeriyorsa.
  • Memede veya meme ucunda ağrı.
  • Memedeki derinin kızarması, çukurlaşması veya şişmesi.
  • İçe dönük veya içeri çekilmiş meme ucu.

Memedeki tüm yumruların kanser belirtisi olmadığını belirtmek önemlidir. Bazıları iyi huylu (kanserli olmayan) olabilir, ancak doğru bir tanı için tıbbi değerlendirme gereklidir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Tam olarak nedeni tam olarak anlaşılamamıştır, ancak birkaç risk faktörü hastalığın gelişme olasılığını artırır:

1. Genetik Faktörler

  • BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlar riski önemli ölçüde artırır.
  • Meme veya yumurtalık kanseri aile öyküsü daha yüksek bir yatkınlığa işaret edebilir.

2. Hormonal Faktörler

  • Östrojen ve progesteron seviyelerinin artması anormal hücre büyümesine katkıda bulunabilir.
  • Erken adet görme (12 yaşından önce) ve geç menopoz (55 yaşından sonra) hormonal maruziyeti uzatır.

3. Yaşam Tarzı Faktörleri

  • Obezite, özellikle menopozdan sonra, meme kanseri riskini artırır.
  • Aşırı alkol tüketimi ve sigara içmek daha yüksek bir riskle ilişkilidir.
  • Fiziksel aktivite eksikliği kilo alımına ve hormonal dengesizliklere katkıda bulunabilir.

4. Tıbbi Geçmişi

  • Daha önce meme kanseri veya kanserli olmayan bazı meme rahatsızlıkları geçirmiş kadınlar daha yüksek risk altındadır.
  • Özellikle genç yaşta göğüse radyasyon maruziyeti, duyarlılığı artırabilir.

Meme Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Meme kanseri erken teşhis edildiğinde, hem tedavi süreci daha kolay olur hem de başarı oranı oldukça yüksektir. Örneğin, Evre 0’da yakalanan meme kanserinde tedavi başarısı ve hastalığın tekrarlamama ihtimali %96’dır. Evre I’de bu oran %93, Evre II’de ise %85 olarak belirlenmiştir. Erken evrede tespit edilen vakalarda tedaviye yanıt çok daha olumlu olmaktadır.

Mamografi ve Tomosentez Mamografi

Meme kanserini erken aşamada tespit etmek için en yaygın kullanılan yöntemdir. Dijital mamografi ve tomosentez teknolojileri, düşük doz X ışınları kullanarak yüksek çözünürlüklü görüntüler sunar. Özellikle tomosentez, üç boyutlu görüntüleme imkanı sağlayarak meme dokusundaki en küçük anormalliklerin bile fark edilmesini kolaylaştırır.

Ultrasonografi (USG)

Ses dalgaları kullanılarak yapılan bu görüntüleme yöntemi, meme dokusundaki anormal oluşumları değerlendirmeye yardımcı olur. Ultrason, radyasyon içermediği için özellikle genç kadınlarda, hamilelerde veya yoğun meme dokusuna sahip kişilerde tercih edilir. Ayrıca, bir kitlenin sıvı (kist) veya katı (tümör) olup olmadığını belirlemek için de kullanılır.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

Manyetik alan ve radyo dalgaları kullanarak detaylı meme dokusu görüntüleri elde edilmesini sağlayan MR, özellikle yüksek risk grubundaki hastalarda ve bazı özel vakalarda tercih edilir. Çekim sırasında kontrast madde kullanılarak lezyonların daha net görüntülenmesi sağlanabilir. Kadınlar için en uygun MR çekim zamanı, regl döngüsünün 7-10. günleri arasındadır.

PET – CT (Pozitron Emisyon Tomografisi ve Bilgisayarlı Tomografi)

Kanserli hücrelerin saptanması ve yayılım derecesinin belirlenmesi için kullanılan ileri görüntüleme yöntemlerinden biridir. Aynı zamanda, tümörün iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu anlamaya yardımcı olur. PET-CT çekimi öncesinde hastaların 6-8 saat boyunca aç kalması gerekmektedir.

Meme Sintigrafisi

Radyoaktif maddeler kullanılarak yapılan bu yöntem, kanserin vücutta başka bölgelere yayılıp yayılmadığını belirlemek için kullanılır. Yan etkisi minimaldir ve genellikle güvenli bir teşhis yöntemidir. Sintigrafi çekimi öncesinde hastaların en az 6 saat aç kalması gereklidir. Çekim süresi yaklaşık 30 dakika olup, hasta hareketsiz kalmalıdır.

Meme Kanseri Tedavisi

Tedavi seçimi evreye, türe ve bireysel faktörlere bağlıdır. Yaygın tedavi yaklaşımları şunlardır:

  1. Ameliyat
    Lumpektomi
    : Sadece tümörü ve çevreleyen dokunun küçük bir kısmını çıkarır.
    Mastektomi: Kanserli hücreleri yok etmek için bir veya iki meme çıkarılır.
  2. Radyasyon Terapisi
    Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınlar kullanır, genellikle tekrarlama riskini azaltmak için ameliyattan sonra kullanılır.
  3. Kemoterapi
    Kanser hücrelerini öldürmek veya büyümelerini durdurmak için ilaç kullanımını içerir. Ameliyattan önce (neoadjuvan) veya ameliyattan sonra (adjuvan) kullanılabilir.
  4. Hormon Terapisi
    Östrojen ve progesteronun kanser büyümesini desteklemesini engellemek için hormon reseptörü pozitif meme kanserinde kullanılır.
  5. Hedefli Terapi
    HER2 pozitif meme kanseri için Herceptin (trastuzumab) gibi ilaçlarla kanser hücrelerini özel olarak hedef alır.
  6. İmmünoterapi
    Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirerek kanserle savaşır, özellikle üçlü negatif meme kanseri için faydalıdır.

Meme kanseri ciddi bir hastalıktır, ancak erken teşhis ve tedavideki ilerlemeler sağkalım oranlarını iyileştirmiştir. Farkındalık, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli taramalar önleme ve erken teşhiste hayati bir rol oynar. Herhangi bir semptom fark ederseniz, derhal tıbbi yardım alın. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*